İstatistik

İstatistik Tarihi ve Tarihçesi

istatistik tarihi istatistik tarihçesi

İstatistik Tarihi ve Tarihçesi

İstatistik bilimin en temel yöntemlerinden bir tanesidir. Bilmi daha iyi bir biçimde anlayabilmek için istatistik kavramını ve istatistik tarihi ‘ni bilmek gerekir.

İstatistik Nedir?

İstatistik, hayatımızın her alanında yaşayış biçimimizi kolaylaştırmak veya araştırmaların çözüme ulaşması adına kullanılan bir yöntemdir. Genel tanımlamalarına bakarak, çok çeşitli alanlara yayıldığını görebilmek mümkündür. Nüfus oranlarından üretim-tüketim miktarlarına, ticari rakamlardan bir popülasyon ile ilgili olabilecek sayısal değerlere kadar birçok veri ve bu verilerin grafik ve eğrilerle gösterilmesi, istatistiğin araştırma konuları arasındadır. Bu grafik ve eğriler çeşitli ortalama ve standart sapma hesaplamalarıyla elde edilmektedir. aynı zamanda kalite ve verimliliğin maksimum düzeylere çıkabilmesi için yaşamımızda oldukça önemli  bir yer kaplamaktadır.

 

İstatistik Tarihi

İstatistik tarihi incelendiğinde, sözcük kökeni olarak Latincedeki statistic collegium ve İtalyan dilinde ‘durum’ anlamına gelen status kelimesinden ortaya çıkmıştır. Kelimenin kullanılması çok uzak yıllar öncesine, Aristoteles’e kadar uzanmaktadır. Bu bahsedilen dönemlerde devletlerin, hazine ve askeri güçlerinin sayısal değerlerini ortaya koyabilmek adına çeşitli sayımlar yaptığı bilinmektedir. Bu da istatistiğin uzun yıllar önce bir gereksinim olarak kendini göstermeye başladığını göstermektedir. Her ne kadar gereksinimler paralelinde istatistik temelleri atılmış olsa da 1600’lü yıllara kadar istatistik ile ilgili çok büyük ilerlemeler ve çalışmalar kaydedilmemiştir. İstatistiğin uygulama alanı uzun bir süre boyunca, kralların ve hükümdarların ülkenin askeriye, tarım ya da nüfus gibi konularda bilgi sahibi olması için yapılan sayımlarla sınırlı kalmıştır.

Modern istatistik ile eski tarz istatistik arasında oldukça büyük  bir uçurum vardır fakat bu eski tarz istatistik anlayışı hala günümüzde modern istatistiğin bir parçası olarak hayat bulmaya devam etmektedir ve işlev görmektedir. Modern istatistiğin  ivme kazanmasındaki en büyük faktörlerden  biri ise 1500 ve 1600’lü yıllar arasında olasılık teorilerinin ilgi çekmeye başlamasıyla beraber bilim insanlarının bu konular üzerinde derinlemesine çalışmalar yapmaya başlamasıdır. O dönemlerde ünlü düşünür Galileo da yükselen istatistik ve olasılık kavramlarından etkilenmiş ve şans oyunlarına yönelik olarak uygulamalarda bulunmuştur.

1602 yılında Shakespeare Hamlet oyununda statist kelimesini kullanarak olaya boyut kazandırmıştır. İstatistik kelimesinin tam anlamıyla kazanımının gerçekleşmesi ise, Gottfried Achenwall’ın Almanya’da bir üniversitede verilen ve ülkelerin ekonomik ve siyasi durumlarını inceleyen bir dersi istatistik olarak adlandırmasıyla yaşanmıştır. Verilerin istatistiki analizine doğru giden yolda ilk adım, kendisi ilk nüfus bilimcilerden biri olan İngiliz John Graunt tarafından atılmıştır. Politik aritmetik adı altında yaşam istatistik analizlerini, ekonomi istatistiklerini ve sigortayı kapsayan bu çalışmalara, 1690 yılında yazdığı ‘Political Aritmetick Or A Discourse’ adlı kitabı ile William Petty de katkıda bulunmuştur. 1700’lü yıllarda İngiliz yazarlar yazılarında istatistik kelimesini oldukça sık kullanmaya başlamışlar ve böylece istatistik alanına büyük bir aşinalık yaratmışlardır. İstatistik bu ışıkla gelişmeye devam etmiştir.

istatistik tarihi istatistik tarihçesi

17 ve 18. Yüzyılda İstatistik Tarihi

İstatistik alanında kurallara ve yöntemlere dayalı şekilde çalışmaların temelini atan ve matematiksel olarak bir temel oluşturan ilk kişi, 17-18. yüzyıllar arasında yaşamış olan ünlü İsvşçreli matematikçi Bernoulli olmuştur. Bunun yanında olasılık alanında yaptığı çalışmalarla da adını duyurmuş, olasılık kuramı ile ilgili gelişmelere öncülük etmiştir. Sonralarda ise, Bernoulli’nin devrim niteliğinde başlattığı çalışmalar ışığında yine bu alanlarda çalışmalar yapan Pascal, James, Simpson, Gauss, Fermat, Laprange ve Laplace gibi oldukça ünlü matematikçiler de istatistiğin tarihte yerini almasına yardımcı olmuştur. Modern istatistiğin en temel yapı taşlarından biri olan kuramsal dağılım eşitliği ise Moivre tarafından 1733 yılında sunulmuştur. Gauss’un da bu alandaki çalışmaları çok önemli konumdadır. Hatta basit dağılıma Gauss eğrisi olarak da bilinmektedir.

1771 yılında ise Amerikalı bir politikacı ve avukat olan William Hooper, Baron B. F. Bieford’un yazdığı ‘Elements Of Universal Erudition’ isimli kitabın çevirisini yaparken istatistik kelimesini kullanmıştır. Kitabında istatistikten, dünyadaki bütün modern devletlerin politikalarının nasıl düzenlendiğini açıklayan bilim olarak bahsetmiştir.  1800’lü yıllarda ise istatistik konusunda daha önce hiç olmadığı kadar ilerleme kaydedilmiş ve bu konuda pek çok bilim adamı tarafından pek çok çalışma yürütülmüştür. Sayısal verilerin ilk defa sosyal problemler üzerinde kullanılmasını sağlayan ve bütün çalışmaları bütünleyerek modern istatistiğin temelini atan kişi Quetelet olmuştur.

Galton bütün istatistiki çalışmaları ile birlikte istatistik teorisinin büyük isimlerinden biri sayılmaktadır. Kendisi çok yönlü bir İngiliz bilim adamı olan Francis Galton istatistik alanına standart sapma, korelasyon, regresyon gibi uygulamaları getirerek adeta yeni bir devrin öncüsü haline gelmiştir. Yaptığı önemli katkılardan dolayı kendisi istatistiğin kurucusu olarak da anılmaktadır. İnsanların boy, kilo, kirpik uzunluğu gibi onları diğerlerinden ayıran özelliklerin çeşitliliği üzerine çalışma yürütmüş; bütün bu özelliklerin aynı dağılım eğrisi ile gösterilebileceğini ortaya koymuştur.

19. Yüzyıl ve Sonrasında İstatistik Tarihi

20 .yüzyılın sonlarında Karl Pearson oldukça etkin rol oynamış ve C. Sperman ile birlikte daha önce Galton’un yürüttüğü çalışmaların üzerine koyarak ve kapsamını arttırarak istatistik bilimini psikoloji başta olmak üzere sosyal bilimler üzerinde uygulamaya koymuştur (Bolboacă ve ark., 2011).

1908 yılında Gosset bir dergide yayınlanan makalesi ile yeni bir devrin başlamasına öncülük etmiştir. Gosset bir bira fabrikasında çalışmakta olup arpa ıslahı ile ilgili çalışmalarda yer alıyordu. Fakat finansal sıkıntılar nedeni ile kısıtlı gözlemler yapabiliyordu ve bu yüzden de deneysel olarak küçük örnekler üzerinde çalışmalar yürütmüştür. Bu sayede şu anda sıklıkla kullanılmakta olan bazı yöntemlere ışık tutan sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Daha sonrasında ise 20. yüzyıl istatistiğinin babası kabul edilen Ronald A. Fisher bu yöntemleri geliştirerek normal yaşantıda da güncel olarak kullanılmasını sağlamıştır. Günümüzdeki birçok istatistik yöntemlerinin çıktığı ilk beyin kendisi olmakla beraber, istatistik ilkelerinin ilerlemesinde Pearson’un oğlu J. Neyman da oldukça yardımcı olmuştur.

Anahtar: İstatistik tarihi, İstatistik tarihi ve tarihçesi

Kaynakça

Yıldızbakan, A.K. (2001) . İstatistik ve Ormancılıktaki Önem. Doa Dergisi, 7, 113-125.

Bolboacă, S.D., Jäntschi, L., Sestraş, A.F., Sestraş, R.E., & Pamfil, D.C. (2011).  Pearson-Fisher Chi-Square Statistic Revisited. Information, 2, 528-545.

 

 

Yorum Yap