Psikolojik Deneyler

Sahte Anne Deneyi

Sahte Anne Deneyi Harlow'un maymunları

Sahte Anne Deneyi

Harlow, 1905 yılında Iowa eyaletinde dünyaya gelmiş, ve ‘Sahte Anne Deneyi’ isimli çalışmasıyla psikoloji literatürüne ismini büyük harflerle yazdırmıştır. Psikoloji literatüründe yer alan çalışmalar incelendiğinde bebeğin bağlanma göstereceği kişinin, bebeğin beslenme gereksinimi karşılayan kişi olduğu görüşünü kabul etmişlerdir. Yani çocuğun, kendisini doyuran kişiye karşı bağlılık geliştirdiğini düşünmüşler. Harlow’un maymunlar üzerinde bir araştırma, süregelen bu fikri yıkıma uğratıyor. Harlow beslenme ve bağlanma arasındaki ilişkiyi açıklayan bu teorinin bu durumu açıklamada yeterli olmadığını düşünmekteydi.

Harry Harlow, sahte anne deneyi isimli çalışmayı anne ve bebek arasındaki bağlanmada sevginin rolünü incelemek için planladı.

Sahte Anne Deneyi Harlow’un Maymunları

Yeni doğan maymunları annelerinden ayırmış ve deneye dahil etmiştir. Deneyde iki tür anne figürü vardır. İki annenin de kafaları maymunu anımsatır ve vücutları teldendir. Fakat bunlardan ilki, havluyla sarılır ve yumuşak bir dokuya sahip olması sağlanırken ikincisinin üzeri örtülmez ve telli bir şekilde bırakılır.  Aslında iki anne figürü de aynı görünüşe sahip fakat biri dokunmanın verdiği rahatlığı sağlarken diğeri bunu sağlamıyordu. İki annenin de arkasında açıldığında sıcaklık veren ampuller vardır. Bu anneler daha sonra bebek maymunların koyulduğu kafeslere bağlanmıştır. Deneyde sekiz bebek maymum random şekilde atanarak maymunların yarısı kıyafetli anne tarafından beslenirken yarısı da telli anne tarafından beslendi. Yani her kafeste iki anne vardı fakat beslenme sağlayan anne farklıydı. Maymunları inceleyen harlow, beslenme veren annenin farklı olması gözetilmeden, maymunların karnı acıktığında biberonlu anneden karnını doyurduğunu ve diğer zamanlarda yumuşak anne ile vakit geçirdiklerini gözlemlemiştir. Kıyafetli anne değil ama tel annenin beslenmeyi sağlamasına rağmen maymunların vakitlerinin çoğunu kıyafetli anne ile geçirmesi dikkate değer bir bulguydu. Çünkü literatüre göre maymunların süt veren anne hangisi ise onunla daha çok vakit geçirmesi beklenirdi.

Harlow, daha sonra deneyi çeşitlendirerek maymunların tehdit durumunda ne yapacağını incelemek istedi. Yaygın olarak bilinen bebeklerin korktuklarında birincil bakım verenin onu rahatlatmasıdır. Bebek maymunlarda korku tepkisi oluşturacak şeylere maruz bıraktı ve sonucunda maymunların korktuğunda yumuşak anneyi tercih ettiklerini gözlemledi. Burada da ilginç olan maymunun sütünün hangi anneden içtiği farketmeksizin tüm yavrular yumuşaklığın verdiği güven ile kıyafetli anneyi tercih etmiştir. Bu davranış maymunun yaşı büyüdükçe kuvvetlenmiştir.

Harlow, geliştirdiği başka bir çalışmada maymunları tanımadıkları bir ortam ile baş başa bıraktı. Açık alan testi olarak adlandırılan bu testte maymunları içinde ahşap bloklar, battaniyeler, kapalı kutular ve katlanmış kağıt bulunan bir odaya yerleştirdi. Normal şartlarda bu nesneler maymunların ilgisini çeker ve maymunlar bunlara dokunup oynarlar. Tüm maymunları sadece kıyafetli annenin bulunduğu, sadece telli annenin bulunduğu ve ikisinin de bulunmadığı ortamlara yerleştirilmiştir. Bu deneyin sonucunda ise tüm yavru maymunların kıyafetli anneye sarıldığı görülmüş, bir süre sonra o anneyi güvenli alan üssü olarak kullanmaya başlamışlardır. Odada kıyafetli anne bulunmadığında maymunlar korkudan donmuş, ağlama ve parmak emme gibi davranışlar göstermiştir. Odada telden yapılmış anne bulunduğunda ise sanki hiç anne olmadığı zaman olduğu gibi davranışlar göstermişlerdir.

Deneyin son kısmında ise bu maymunlar sütten kesilmiş, katı gıdaya başlamış ve annelerinden çeşitli zaman periyotlarıyla ayrılmışlardır. En uzun ayrılıktan(30 gün)  sonra, aynı açık alan testinde maymunlar kıyafetli anne ile bir araya getirilmiş ve maymunların anneye koşup sarıldıkları ve oynadıkları tespit edilmiştir. Fakat burada bir farklılık var. Maymunlar diğer açık alan testindeki gibi nesnelerle ilgilenmemişlerdir. Harlow’a göre bu durum, bunu dokunmanın verdiği rahatlığın doğal keşfetme eğiliminden üstün olmasından kaynaklanır. Periyotların daha kısa tutulduğu ve seansın daha uzun olduğu zamanda maymunlarda keşfetme davranışının daha fazla olacağını da eklemek gerekir.


Harry Harlow (1906-1981), sevginin de açlık ve  susuzluk gibi diğer temel ihtiyaçlar kadar güçlü bir ihtiyaç olduğunu keşfetmiştir.  Bu deneyle beraber Harlow, bağlamada sadece ihtiyaç karşılanmasının etkili olmadığına ve fiziksel temasın önemine dikkat çekmiştir. Deney, bilim dünyasında etik eleştirilere sebep olsa da bulguları bilim dünyasına katkı sağlamıştır.

Kaynaklar

Hock, R. R. (2017). Psikolojiyi değiştiren kırk çalışma, (A. Ayçiçeği Dinn & A. Yıldırım, Çev.) İstanbul: Kitapevi Yayınları.

Comment here